Almanya’nın 34 kentinde düzenlenen Gen Z protestoları, genç kuşağın ülkenin siyasi ve ekonomik önceliklerine yönelik itirazlarını sokaklara taşıdı. Protestoların merkezinde yalnızca zorunlu askerlik tartışması değil, aynı zamanda artan askerî harcamalar, hayat pahalılığı, konut krizi ve geleceğe ilişkin güvencesizlik bulunuyor.
Organizatörler ülke genelinde 160 binin üzerinde katılımcı beklediklerini duyurdu. Kendisini “Gen Z regelt” (Z Kuşağı halleder) olarak adlandıran çeşitli grupların oluşturduğu ittifak, 30’dan fazla kentte sokağa çıkma çağrısı yaptı.
Protestolar öncesinde çok sayıda iş yeri ve mağazanın vitrinleri ahşap plakalarla kapatıldı.
Köln’de oluşan kitle.
‘ZENGİNLER SAVAŞ GENÇLER GELECEK İSTİYOR’
Yürüyüşler polis kuşatması altında başladı. Nuremberg’de çoğunlukla okul ve üniversite öğrencilerinden oluşan kitle, “Yaşasın uluslararası dayanışma,” “Merz gitmeli,” ve “Zenginler savaş istiyor, gençler gelecek istiyor” sloganları attı.
Main Nehri etrafında toplanan kitlede ise LGBTİ+ bayrakları, Filistin bayrakları ve üzerinde orak ve çekiç bulunan kızıl bayrak taşıyanların olduğu görüldü. Bölgeye 20’den fazla polis arabası konuşlandırıldı. Bazı polisler, yürüyüşü teknelerden takip etti.

‘SİLAH YERİNE EĞİTİM’
Gösteriler Erfurt, Magdeburg, Dresden ve Leipzig kentlerinde de başladı.
Erfurt’ta Anger Meydanı’nda yüzlerce kişi toplandı. Göstericiler, “Silah yerine eğitim” ve “Zorunlu askerliğe hayır” yazılı pankartlar taşıdı. Magdeburg’da ise 5 bin 600’den fazla kişi gösteriye çevrim içi katılım kaydı yaptırırken, yüzlerce genç tren istasyonunda bir araya geldi.
Leipzig’de yaklaşık 2 bin, Dresden’de ise yüzlerce kişi gösterilere katıldı. Eylemlerde “Serveti kamulaştırın” ve “Merz gitmeli” sloganları öne çıktı.

Eski Yeşiller Partisi milletvekili Yusuf Uzundağ ve Sol Parti milletvekili Deniz Çelik de gösterilere katıldı.
FRANSA DA SOKAKTA: ‘ÇOK YÜKSEK RİSK’ UYARISI
Fransız gençliği de hayat pahalılığı, kamu hizmetlerindeki sorunlar ve Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron yönetimine yönelik tepkisini dile getirmek için bir kez daha sokağa indi. Gösteriler öncesinde 70 bin polis ve güvenlik görevlisi görevlendirildi. Yetkililer, 17 Ekim’de yaşanan şiddet olaylarının tekrarlanmaması için geniş çaplı önlemler aldı.
İçişleri Bakanı Laurent Nunez, hafta başında yaptığı açıklamada, bugünkü gösterilerin “çok yüksek risk” taşıdığı uyarısında bulundu.
Fransa’da da çok sayıda iş yeri ve mağazanın vitrinleri ahşap plakalarla kapatıldı. Fransa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Alain Di Crescenzo, esnafın endişeli olduğunu belirterek, “Dükkan sahipleri cumartesi gününün bir an önce bitmesini bekliyor” dedi.
Cadılar Bayramı’nın güvenlik endişelerini artırdığına dikkat çeken Di Crescenzo, maske takan kişilerin olası yağmaları güçleştirebileceğini ifade etti. Paris’teki bir iş yerinin önüne yerleştirilen ahşap plakaların üzerine ise “Bu tahtaların arkasında ne bir güç ne de bir düşman var. Sadece bir aile ve onun emeği var” yazıldı.

BİRÇOK KENTTE GÖSTERİLERE KISITLAMA
Marsilya’da gösterilerin önceden bildirilmesi şartı getirilirken, sosyal medya üzerinden duyurulan izinsiz toplanmalar yasaklandı. Kentte pazartesi gününe kadar 18.00 ile 05.00 saatleri arasında çocuklar için sokağa çıkma yasağı uygulanacak.
Bordeaux’da Place de la Bourse ile Place de la Victoire arasındaki yürüyüşe valilik tarafından izin verildi. Geçen hafta aynı güzergâh, kent merkezine yakın olduğu gerekçesiyle uygun bulunmamıştı. Lyon’da ise göstericilerin kent merkezinden geçmesine izin verildi.
Paris’in République ve Châtelet-Les Halles bölgelerinde cumartesi ve pazar geceleri 23.00 ile 06.00 saatleri arasında sokağa çıkma yasağı uygulanacağı bildirildi.

CUMHURBAŞKANI ADAYI DA KATILDI
Paris’teki gösteriye, 2027 Fransa cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) partisinin adayı olan Jean-Luc Mélenchon da katıldı.
Gösteriler, cumhurbaşkanlığı seçimlerine yaklaşık altı ay kala ülkedeki siyasi gerilimin arttığı ve sağa desteğin yükseldiği bir dönemde düzenleniyor.

DÜN İTALYA SOKAĞA ÇIKTI
Cuma günü ise İtalya’da on binlerce kişi, artan hayat pahalılığına tepki göstermek, kamu hizmetlerinin güçlendirilmesini talep etmek ve askerî harcamalardaki artışa karşı çıkmak için sokaklara çıktı.
Taban örgütlenmesine dayalı sendika Unione Sindacale di Base (USB), ülke genelinde 24 saatlik genel grev çağrısı yaptı. Grev kapsamında 40’tan fazla kentte gösteriler düzenlendi.
Ay başında protestocular ile polis arasında yaşanan, mağazaların yağmalandığı ve kamu mallarına zarar verildiği olayların ardından düzenlenen gösteriler büyük ölçüde barışçıl geçti. Ancak bazı bölgelerde tansiyon yükseldi. Torino’da valilik binasını koruyan güvenlik barikatlarına yaklaşan öğrenciler ve sol görüşlü aktivistlere polis tazyikli suyla müdahale etti.

Başkent Roma’da Kolezyum yakınlarından geçen kalabalık bir yürüyüş düzenlendi. Bazı çöp konteynerleri caddelere sürüklenerek ateşe verildi. Akşam saatlerinde parlamentoya doğru yürümek isteyen kalabalığa polis tazyikli suyla müdahale ederek grubu dağıttı. İtalyan haber ajansı ANSA’nın aktardığına göre, polis barikatlarını defalarca aşmaya çalıştığı iddiasıyla sekiz kişi gözaltına alındı.
Milano’da ise göstericiler kent çevre yoluna çıkarak yürüyüş düzenledi. Eylem, Politecnico di Milano Üniversitesi önünde sona erdi. Göstericiler işaret fişekleri yakarken bazı nesneleri de ateşe verdi.
Cenova Limanı’nda da yaklaşık 15 bin liman işçisi, öğrenci ve eylemci bir araya geldi. Avrupa’nın farklı noktalarında ve dünyanın başka bölgelerinde düzenlenen benzer protestolara katılan göstericiler, limanların silah sevkiyatında kullanılmasına karşı çıktı. Körfez’den Karadeniz’e uzanan çatışmalarda hayatını kaybeden denizcilerin ölümüne de dikkat çekildi.
